Yaşadığımız şu çağda gördüklerimiz, görmediklerimiz, görmek istemediğimiz ne çok olay, gelişme var farkında mısınız? Çevrenin dayatması, inandığınız değerler, yan çizdiğimiz görüşler bizi bu davranışlara yöneltiyor. Doğruluğu kanıtlanmış nice davranış ve düşüncelere sırf bizim çıkarlarımıza ters düştüğü için ‘hayır’ dediğimiz çoktur.
Eskisi kadar ‘ince’ olmasa da iletişim kanallarında açıkoturumlar yapılıyor. Her kanal kendi doğrularına ters düşmeyecekleri konuşturuyor, yönlendirmeler yapıyor. Gündemi yakaladıklarını sansalar da gerçek gündemin çok uzağında gezinip duruyorlar. İşin magazin yönüyle ilgili konuşmayı daha çok seviyorlar.
Dün çok önem verdiklerini bugün hiç önemsiz görüveriyorlar.
Yalnız politikanın değil aşkın bile cılkını çıkarıyorlar. Savaş, terör, açlık, göç, doğal afet, inanç vb. konularda önemli tespitler yapmaya ve çözümler üretmeye başlamışken bir anda ‘hanım kız’ polimiğine dalıyorlar…
Küresel, ulusal, bölgesel hatta yerel sorunların canlı cansız her şeyi ahtapot gibi sardığı şu ‘kıyamet’ zamanlarında biz neden usumuzu doğru kullanmıyoruz acaba?..
Hem ‘teknoverse’ deyip duruyoruz, hem patates, soğan ihtiyacımızı karşılayacak tarımdan yoksunuz… Bu ne perhiz, bu ne … turşusu?!.
Çocuklarımıza vaat ettiğimiz savaşsız dünyaya ne oldu Allah aşkına? Rusya-Ukrayna Savaşı kaçıncı gününde, bilen var mı? Hani çağımızda savaş olsa bile birkaç saat sürerdi?
Dost, düşman anlayışları birden değişiveren liderlerle aldatılıp duruyoruz. Bir araya geldiklerinde ‘birlik’ bildirgeleri yayımlayan, eve dönünce ‘tukaka’ oluveren ‘dünya liderleri’ (!) sardı şu küçük dünyamızı. Ne kadar yalancıyız, burnumuzdan belli değil mi?!.
Aman da aman… Ben bu yazımda, şeker sözcüğünü bile kullanmadan; bayramdan, baklavadan, börekten, bayramın olmazsa olmazı keşkekten, kavurmadan, ciğerden söz edecektim… Çiçekten, böcekten, torundan, torbadan…


ADAKAN’IN ASALETEN ATAMASI YAPILDI
ENGELLİ ASANSÖRÜNÜ KİM YAPACAK?
EGEMENLİĞİN EL DEĞİŞTİRDİĞİ GÜN
DEBELENMEK.!
