Yıllarca öğretmenlik yapmış, binlerce öğrenci yetiştirmiş Yalçın Demirdöğen, öğretmenliğin yanında yaşadıklarını şiire döken, şiirlerine sazıyla konuşturan bir ozan aynı zamanda.
Yalçın Öğretmenimizi, kendi deyimiyle Ozan Yalçın’ı Kastamonu Araç İlçesi Özbel Köyünde ziyaret ettik. Sazlı sözlü güzel bir sohbet ettik. 46 yıllık hayat arkadaşı Sevgili Eşi Tayyibe hanımın yüreğinin güzelliğine misafirperverliğine hayran kaldık. Yüreklerinde besledikleri insan sevgisi, merhamet, doğa aşkı, ne yaşanırsa yaşansın içlerindeki o teslimiyet, vatan ve Atatürk sevdası bambaşka..
Kendi sözleri ile Yalçın Demirdöğen Öğretmenizi tanıyalım: “1956 Kastamonu/Araç İlçesi Müslümler Köyü’nde doğdum. Rahmetli babamın bu köyde öğretmen olmasından, doğum yerim Müslümler diye kayıtlıdır.
Yine, babamın öğretmen olduğu Terke ve Oycalı Köyleri’nde ilkokulu bitirdim.
1968 – 69 Öğretim yılında Kastamonu Göl Öğretmen Okulu sınavlarını kazanıp burada orta ve lise eğitimimi yatılı olarak tamamladım ve 1976’da İlkokul öğretmeni olaral ilk görev yerim olan Kars/Digor Düzgeçit Köyü’nde göreve başladım. İki yıl burada görev yaptım.
Ardından Araç Kızılsaray Köyü’nde bir yıl çalıştım. Sonra er öğretmen olarak Muş/Varto Çaylar Tuzlu Ozankent İlkokulu’ na atandım. Evlendim, sevgili eşim ile birlikte burada üç yıl görev yaptım.
Öğretmenlerin kaderidir sık sık yer deyiştirmek. Üç yıl sonra o zamanlar Zonguldak’a bağlı Eflani Bostancı Çiftçiler İlkokulu’na atandım. Beş yıl bu okulda görev yaptım. Ve oradan da Safranbolu Düzce Köyü İlkokulu öğretmeni olarak bu köyde dört buçuk yıl görev yaptım. Artık yavaş yavaş kasabaya, şehire yaklaşıyordum.
Nihayet, on beş yıllık köy okulları maceram bitmiş, Karabük Yüzüncü Yıl İlkokulu’na atanmıştım. Beş öğretmen, bir okul müdürü ile birlite bu okulda mesleğimin en verimli yıllarında görev yaptım.
1992’de Millî Eğitim Bakanlığının açtığı, yurt dışında görev yapacak öğretmenlerin seçme sınavını kazandım. Fransa’ da beş yıl (1994-1999 yılları arasında ) çalıştım.
Görev dönüşü Karabük Yenişehir Atatürk İlköğretim Okulu’na atandım. Bu okulda da beş yıl görev yaptım. 2004 Eylül ayında istemeyerek emekli oldum !..Çalışma hayatım kısaca bu şekilde aktı, gitti.
Öğretmen okulunda öğrenciyken müzik derslerine çok önem veriyordum. Bu yüzden bir yıl sınıfta kaldım. Çok küçük yaşlarda bağlama çalmayı öğrendim. Başka, değişik müzik aletlerini de amatörce çalabiliyorum.
Okul yıllarımda şiirler yazıp, çocukca da olsa gitar, piyano ve bağlama ile şarkılar, türküler bestelemeye çalışıyordum. Arkadaşlarımın beğenisi beni daha da çok heyecanlandırıyor, motive ediyordu. Ama malesef içinde kayıtlı 150 kadar şiirim olan şiir defterimi çaldılar. O yıllarda başka kayıtlarım, yedeklerim olmadığı için bir daha o şiirlerime, ulaşamadım. Ezberimde olan bir kaçını da ilerleyen yıllarda unuttum.
Şiir yazmaya küsmüştüm. Daha sonraki yıllarda yeniden yazmak istedim. Aradan uzun yıllar geçmişti. Biraz zorlandım. Bir, iki üç derken, oldukça çoğaldı şiirlerim. Gençlik yıllarımda yaptığım gibi şiirlerimi bestelemeye başladım. Türkülerimin, sözü, bestesi ile bana ait olunca kendimle gurur duyuyordum.
Bir gün bir telefon geldi, beni TRT TÜRKÜ RADYOSU’ na davet ettiler. Memnuniyetle ve sevinerek bu davete Antalya’da katıldım.
Sayın Enver ÇATAL beyin yapımcısı ve sunucusu olduğu Mahallinden Mahlasından adlı programda beş türkü okudum. Ve ardından TRT ANTALYA RADYOSU’ nda da Yöremizden Sesler programında üç türkü okudum.
Bunlar benim için çok önemliydi, çok değerliydi. 2017 de geçirdiğim akciğer kanseri rahatsızlığıma da iyi gelmiş, moral olmuştu.
Bir ömür, bir kaç satırla kağıda, deftere sığmaz. Yaşadıklarımı bir ben bilirim bir de 23 yaşımda evlendiğim (1979)hayat yoldaşım bilir. Onun hakkını ne yaparsam yapayım asla ödeyemem.
Enver Çatal bey,programında beni dinleyicilere tanıtırken, “Bu günki konuğumuz, Kastamonu/Araç İlçesi’nden kendine münhasır bir halk ozanı olan Yalçın Demirdöğen. Hocam hoşgeldiniz .” Deyince, şaşkınlığımı ve heyecanımı anlatamam. Elim ayağım dolaştı, bir kaç dakika izin istedim. Ben bir halk ozanı mıydım ? O günden sonra yazdığım şiirlerimin çoğunda OZAN YALÇIN mahlasını kullanmaya başladım…
Gün itibarı ile 68 yaşımdayım. Ömrüm oldukça, şiirler yazıp türkülerimi besteleyeceğim. Sazım ile birlikte çalıp söyleyeceğim…
Belki bir gün birileri türkülerimi dillendirecektir !…
Tüm öğrencilerime selâm olsun…
Tüm velilerime selâm olsun…
Türkülerimin bazılarını Facebook’tan, YouTube’ dan paylaştım. Dinleyenlere selâm olsun…”
Ozan Yalçın üstadımızın tek arzusu yöremizin daha fazla sesi olmak, daha çok kitlelere seslenerek türkülerin i geleceğe taşımak.

KARABÜK’TE 352 BİN ÜCRETSİZ DERS KİTABI DAĞITIMI BAŞLADI
KARABÜK’TE SÜNNET ŞÖLENİ İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAM
KARABÜK’TE UYUŞTURUCU VE KAÇAK TÜTÜN OPERASYONU
KARABÜK’TEKİ GÖLETLERE 105 BİN YAVRU BALIK BIRAKILDI
CHP KARABÜK İL VE İLÇE YÖNETİMLERİ KAMUOYUNA TANITILDI
