Karabük’ü yazmak benim için bir tutku…
Geçen gün düşündüm…
Bu tutku niye diye.
Tarihçi olduğuma göre bu sorunun yanıtı belli.
Gerçekten…
Karabük tarihin ta kendisi…
“Aman efendim Karabük’ün kuruluşu daha gün gibi hatırlarda
Tarih bunun neresinde” diyebilirsiniz?
Doğru…
3 Nisan 1937
Karabük’ün kuruluş tarihi
85 yıllık bir mazi…
Öyleyse birkere..
Karabük antik bir kent değil.
Doğru…
Ama 85 yıl Türkiye’de ağır sanayiin kuruluş tarihi bakımdan önem taşıyor.
623 yıllık Osmanlı Devleti sanayi devrimi sürecine girememiş…
Siyasi varlığı süresince hep bu devrimi gerçekleştirememiş olmanın sıkıntısını yaşamış.
Bu sıkıntı nihayet Türk ekonomi tarihinde Karabük’te Demir Çelik Fabrikalarının temelinin atılması ile son bulmuş…
“Türk tipi” sanayi devrimi gerçekleşmiş…
Neden “Türk tipi” diyorum.
Çünkü batıda sanayi devrimini burjuva sınıfı gerçekleştiriyor.
Bizde böyle bir sınıf yok.!
Burjuva sınıfının fonksiyonunu devlet üstleniyor.
Devlet kurduğu fabrika üzerinden iki sosyal sınıfı inşa etme işine girişiyor:
Bu sosyal sınıflardan biri yerli burjuva, diğeri ise işçi sınıfı.
Ağır sanayi ve köylü kültürünün sentezlenmesinden doğan bu çocuk o nedenledir ki birçok sosyologu Karabük’te araştırmaya yapmaya zorluyor.
Hatta 1960’larda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine bağlı Karabük Araştırma Merkezi kuruluyor.
Sizin anlayacağınız…
İş iyice derinleşiyor.
Neden?
Yeni biçimlenmeye başlayan Cumhuriyet sosyolojisini daha iyi yakından gözlemlemek için…
Cumhuriyet’e özgü işçi sınıfının ortaya çıktığı tek kent, gerçekten Karabük’tür.
Bu işçilik kavramının geçmiş zamanlarda, ideolojik bağlamda tartışmaya konu olan sosyalizmle hiçbir ilişkisinin olmaması da çok ilginçtir.
Türkiye’nin her yerinden gelen insanların “iş” ve “aş uğruna” yumak olduğu bu kentte nüfus, sanayileşmenin zorunlu kıldığı ölçüde önemli artış gösterirken,Türk insanın köylülükten kurtulma süreci de böylece başlamıştır.
Daha doğrusu tarihsel açıdan Karabük,”Cumhuriyete özgü kültür üretme sürecine” girmiştir.
Karabük tecrübesi, sanayileşme noktasında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türk insanının başarma azminin somut bir göstergesidir.
Karabük dışında sanayileşme sürecine giren Anadolu kentlerinde ve İstanbul’da azınlıkların imparatorluk döneminden getirdikleri bir deneyim söz konusudur.
Bu kentlerde sanayileşmenin bir alt yapıya sahip oldukları bir gerçektir…
Ancak Karabük,sınıfsal açıdan köylülüğü daha ağır basan ancak yönetici ,teknik kadro açısından da Cumhuriyet kültürünü temsil eden aydın bir kadronun liderliğinde kalkınma ve sanayileşme davamıza başını koymuş insanların birlikte hareketliliğinin bir ifadesidir.
Bu gerçeği unutmamak gerekir…
Yani…
Tarih açısından Karabük
Cumhuriyetimizin merkezindeki önemli bir kenttir.
Şimdilerde değeri unutulmuş olsa da…
Tarihin bize unutturmadığı yerdedir.


ADAKAN’IN ASALETEN ATAMASI YAPILDI
ENGELLİ ASANSÖRÜNÜ KİM YAPACAK?
EGEMENLİĞİN EL DEĞİŞTİRDİĞİ GÜN
DEBELENMEK.!
